NELER YAPARIZ?

Niagara’da seanslarımız sırasında her danışanımız için farklı yöntemler kullanırız. Her terapist hangi yöntemi kullanacağına seans sırasında danışanının ihtiyacına göre belirler. Varmak istediğimiz yer aynı, yollarımız farklıdır.

Aile Dizilimi ya da Konstelasyonu adı verilen yöntem, hem psikolojik hem de enerjetik bir çalışma yöntemidir. Günümüzden 20 yıl kadar önce Alman Psikolog Bert Hellinger tarafından ortaya konmuştur.

Psikanaliz, psikodrama ve başkaca psikolojik teknikleri kullanarak insanlara yardımcı olmaya çalışan Hellinger, Amerika'da tanıştığı Virgina Sater'ın kullandığı bu yöntemi daha sonra misyoner olarak Afrika'da uzunca bir süre vakit geçirdiği yerli halkın kullandığı bir tür enerjetik terapi tekniği ile gösterdiği benzerliklerin ne denli güçlü olduğunu ayrımsadıktan sonra, elde ettiği bilgileri kendi bilimsel metotlarına eklemiş ve bugün kullanılan “Aile Sergisi” adını verdiği yöntemi geliştirmiştir.

Aile Dizilimi yöntemi bugün dünyanın pek çok ülkesinde başarı ile uygulanmakta ve olumlu sonuçları deneyimlenmektedir.

Günümüzün en sık rastlanılan ve çözümü en zor görünen sorunlarından biri kişinin kendisini bütünden kopuk ve ayrı, yalnız olduğu duygusudur. Bu duygu ailemiz, soyumuz ve hatta ülkemiz kaynaklı olabilir. Ebeveynlerimizden, başka bir aile üyemizden veya kendi milletimizden ayrı hissedebiliriz. Bu ayrılık duygusu oldukça acı vericidir ve hayattan aldığımız zevki, iç huzurumuzu ve gönül hoşluğumuzu bozabilir. Bu acı dolu boşluğu çok değişik yollarda doldurmaya ve kapatmaya çalışırız, kimi zaman alkol, sigara vb. zararlılar, kimi zaman da müzik dinlemek, yabancı dil öğrenmek, seyahat etmek tercihimiz olabilir. Ancak tüm bu uğraşların etkisi geçici olacaktır. Her seferinde dönüp dolaşıp aynı acıyı tekrarlayacak olaylarla karşılaşır, her seferinde aynı acıyı daha fazla hissedecek şekilde yaşarız. Ve sonuçta hep aynı şeyi hissederiz: mutsuz ve hüsrana uğramış.

Aile Dizilimi’nin yardımı ile hayatınızda sizden daha büyük bir şeyin sizi sarıp sarmaladığını deneyimlemeyi öğreneceksiniz. Ancak bunu hissedebilmek için öncelikle biyolojik köklerimiz ve kendi aile sistemimizdeki doğal yer ile temas etmemiz gerekir. Bu dünyaya ebeveynimiz yolu ile geliyoruz, dolayısıyla onlarla olan bağlantımız çok önemli; bu sebeple çalışma öncelikli olarak bu temel ilişkideki herhangi bir dengesizliği düzenlemeye çalışır.
 

TEMEL TEORİ

Yaşamımızda önemli yer tutan ailemiz aslında ruhsal oluşumumuzda birinci derecede önemli ve etkili bir yere sahiptir. Bu etki yalnızca yetiştirilme biçimimizden kaynaklanmaz. Genlerimiz yoluyla ailemizin olumlu ve olumsuz pek çok özelliğini doğumumuzdan başlayarak bir ömür boyu kendi kişiliğimizle birlikte taşırız.

Ailemizden miras aldığımız etkiler sadece fiziksel değildir. Ruhsal ve zihinsel yapımız ve potansiyelimiz de bu genlerle şekillenir. Aile yaşayan organik bir bütündür. Hayatta olmasalar bile tüm gelmiş geçmiş bireyler “Aile” olarak adlandırdığımız bu enerji alanının değişmez bir parçasıdırlar. Aile Sergisi çalışmasında kişi, var olanı tanımayı ve başka birisi olma arzusunu terketmeyi, ebeveynini olduğu gibi kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenir; bu da iç güç ve huzur bulmanın en kısa yoludur.

Aile sistemi, ancak her aile üyesi konumları ve bütünün içerisinde ait oldukları yer kendilerine verildiği zaman, denge içerisinde işlevini sürdürür. Denge içerisinde ve sevgi dolu bir yaşam sürdürebilmek için ait olduğumuz sistem içerisindeki aile üyelerinin, kendilerinden daha büyük bir bütünün parçası olduklarını bilmeleri, onurlandırmaları ve takdir etmeleri ile mümkün olur.

Aile Dizilimi’nin yardımı ile hayatınızda sizden daha büyük bir şeyin sizi sarıp sarmaladığını deneyimlemeyi öğreneceksiniz.

 

UYGULAMA

Aile Dizilimi çalışması hem grup olarak yapılan hem de bireysel olarak deneyimleyebileceğiniz bir çalışma yöntemidir. Grup olarak yapılan Aile Sergisi çalışmasını yaptıran kişi (danışan), terapist ve diğer katılımcıların (temsilciler) vasıtasıyla çalışmaya pasif olarak katılır.

Öncelikle danışan terapiste sorunundan bahseder. Sorun aile içindeki ilişkilerden başlayıp intihar, kazalar, kavgalar veya ciddi hastalıklara kadar uzanabilir. Daha sonra terapist danışandan aile geçmişi hakkında biraz bilgi vermesini ister ve danışanın ailesinin kaç bireyden oluştuğunu tespit eder. Sonraki adımda oturuma katılan izleyicilerden aile bireyleri için birer temsilci seçmesini ister.

Seçilen temsilciler danışanın ailesi hakkındaki kendi görüşüne göre odanın ortasında konumlandırılırlar. Kim nereye bakıp nasıl duracak, odanın içinde nasıl yer alacak tamamen danışanın içsel görüsüne göre kendisi tarafından belirlenir. Konumlandırma tamamlandığında danışan rahatlıkla takip edebileceği şekilde bir kenara oturarak aile sergisini izlemeye başlar.

Bütün dünyada yüzbinlerce aile sergisi çalışmasında görüldüğü gibi, temsilciler rolüne girdikleri kişinin duygu ve düşüncelerini hissetmeye, hatta fiziksel özelliklerini göstermeye başlamaktadırlar. Bütün bunlar temsil ettikleri kişi hakkında hiçbir tanışıklığa ve bilgiye sahip olmadan gerçekleşmektedir. Bilimsel olarak bunun nasıl olduğu konusunda somut hiçbir bilgimiz olmamakla birlikte konuya ilişkin araştırmalar sürmektedir.

Daha sonra terapist her temsilciye bulundukları konumda nasıl hissettiklerini sormaktadır. Temsilcilerin verdikleri bilgiye ve kendi hissettiklerine ve sezgilerine bağlı olarak terapist temsilcilerin konumlarını değiştirerek veya aralarındaki etkileşimi değiştirecek diyaloglar kurmalarını sağlar ve katılan herkes için uyumlu bir sonuç elde etmeye çalışır.

Diğer taraftan bireysel yapılan sergilerde danışan, üzerinde çalışmak istediği konu ile ilgili kendisine dışarıdan bakabilme yetisini geliştirebileceği, gözlemleyen olabilme ve aynı zamanda, diğer aile üyelerinin yerlerine, zaman zaman gerekli görüldüğünde kendisi geçerek ilişkide olduğu aile üyelerinin bakış açılarını da deneyimleyebileceği bir konum içerisinde çalışmayı gerçekleştirir.

Genellikle Aile Sergisi çalışmasının sonuçları yalnızca danışan kişi tarafından değil, çalışma sırasında mevcut olmayan aile bireyleri tarafından da hissedilir. Bunun böyle olduğu konusunda tekrar tekrar aynı sonuç alınmaktadır.

Bununla birlikte terapinin nasıl sonuçlanacağı konusunda kesin bir garanti yoktur. Gözlemlerimize göre değişim için en temel katkı danışan kişinin açıklığı ve samimiyetidir. Değişimin içtenlikle talep edilmesi çalışmanın yarı yarıya tamamlanması demektir. Kalan yarısı Aile Sergisi yoluyla düzenlenecektir. Yine de danışanın kendi üzerine düşeni yapması ve çaba sarfetmesi gerekmektedir. Aile Sergisi mucizevi bir hap değildir ve danışanın ayrıca danışmanlık veya profesyonel yardım alması gerekebilir.